Üzgünüm Sayın İNCE…
Nisa Nur ÇAVUŞOĞLU

Nisa Nur ÇAVUŞOĞLU

Üzgünüm Sayın İNCE…

12 Mayıs 2018 - 14:55
loading...

Eğitim düzeninin rayına oturmaması veya sürekli değişmesi ya da verim alınamaması eğitimsizliği ortaya çıkarır. Ortaya çıkan bu sorunlar karşısında en yakın merciden müdahale edecek kişiler önce tepki gösteren halk sonra tepkiyi gerekli mercilere taşıyan siyasetçilerdir. Her toplumun inşası ve devamının güçlü temeller üzerinde durabilmesine imkân verecek unsur eğitimdir. Türkiye eğitim verimliliği ve işleminde yıllardır durmayan bir çark içerisinde dönmektedir. Gelelim esas konumuza. . 24 Haziran! Bilindiği üzere Türkiye bir erken seçime gidiyor. Her seçim sürecinde yaşandığı gibi her aday manifestolarını, vaatlerini bir bir açıklamaya başladı. Gündemi yakından takip eden bir genç olarak sizlere siyaseti kendi çıkarları için yapan ile milleti için yapan siyasetçiler arasındaki farkı göstermek istiyorum. Hem de çok sıcak örneklerle… 1999’dan 2014’de kadar hiçbir eğitim kurumuna öğrenciler/gençler kapalı giremedi. Çünkü yasaklandı. Gerekçeleri var mıydı? Evet vardı. Ona bakarsan eve geç geldi diye karısını öldüren adam bile ‘’gerekçem var hâkim bey!’’ Diyebiliyor. Ya da bahane desek daha iyi olur. Evet evet biz bahane diyelim ve konumuza dönelim. 2014 Eylül'de kılık kıyafet düzenlemesinin ardından eğitim alanlarında ve kamuda çalışan kişilere de başörtüsü hakkı verildi. Sonrası için bir sıkıntı oldu mu? Olmadı! Toplum bu durumdan olumsuz yönde etkilendi mi? Hayır! Birileri mağduriyet sesine kulak verdi. Ve bu halkın karşısına koyulmuş bu saçma engel kaldırıldı. Halka ve gençliğe değer verilmeye başlandı. Şimdi ise gençliğe değer verdiğini söyleyenler 19 Mayıs'ta Gençlik bursu, 29 Ekim'de Cumhuriyet bursu olmak üzere gençlere vaatler veriliyor. Demiyorlar ki; gençler, bizler sizin için mücadele edeceğiz! Daha güzel bir eğitim görmenizi sağlayacağız. Van da okuyan gençler de aynı eğitimi alacak! Buna söz veriyorum! Demedi… Diyemezler de. Çünkü gençlerin bunlara önem vermediğini, tek dertlerinin burs ya da bununla kandırılmaya daha yakın olduğunu sanıyorlar. Benim anladığım bu! Bizim ihtiyacımız olan gençleri sadece oy sandığında kendi isimlerine basılmış mühürlü bir zarf olarak gören değil her zaman yanında olduğunu hissettirecek büyüklere/siyasetçilerdir. Üzgünüm Sayın İnce… Ben ortaokul dönemlerimin karne törenlerinde ve başımı açmak zorun da kaldığım o zamanlarda siz yine sadece ‘’oy’’ peşinde ve yine bu durumlara engel olmak yerine sebep olanlara alkış tutmaktaydınız. Şimdi "İster evinde tak, ister dışarıda, ister devlette tak. Başörtü meselesi milletin meselesi olmaktan çıkmıştır. Kendini kullandırma." demenizin zerre önemi yok. Çünkü sizlerin, bizlere zerre değer verdiğinizi az da olsa hissetseydik, samimiyetinize inanabilirdik. Şimdi Cumhuriyet ve gençlik bursu sizin olsun biz gerçek Cumhuriyet ve gençlik için çalışanların yanındayız! Çünkü zor zamanımız da bizim elimizi tutan ve yanımızda olan sadece onlardı.

Bu yazı 1969 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • kezban delikanlı
    1 ay önce
    Fatmanur Büşra Hanıma katılıyorum Nisa Hanımı ben de tanıyorum
  • fatmanur büşra kala
    5 ay önce
    Nisa hanımı özelde de tanırım geleceğin büyük liderlerinden, öncülerinden.. Yolunuz açık olsun..

Son Yazılar